Memleketimin güzel insanları…”Berber Erhan”

Memurlar.Net editörlerinden Kh@ron ile bir Elazığ gezisindeyiz. Aslında zaten Elazığdayız ama benim en yakınımda olmasına rağmen SADECE gezmekten öte insanlarıyla oturup sohbet edemediğim ilçeler bile var. Kardeşim gidiyorken beraber gitmek fikri hasıl oldu. 2 gün öncesinden anlaşıp sabah 9:30 gibi koyulursun yola.

İlk durak Keban -ki başlığa konu olan abimiz de Keban’da yaşıyor. Keban Elazığ’a 40 km kadar ve Dünya’nın sayılı yapay göllerinden birine sahip. Annemi apartman bahçesinde halı yıkarken görsem Kebanı kurutmakla ve evin tüm halıları ateşe verip vatana bu şekilde bir hizmetle tehdit ettiğim çoktur :) Neyse…Keban aynı zamanda yakınlık açısından komşu ilimiz Malatya’ya ulaşım için de tercih edilir. Çünkü yolu daha sakin ve güzel. Aynı zamanda seyahatin bir kısmında hem Fırat & Murat nehirleri kıyısından hem de Baraj kenarından gidiyorsunuz.

Vardığımızda uğrayacak yerlerimiz olmasına rağmen Erhan abimize uğruyoruz önce. Ben tanımıyorum kendisini ama bundan sonra gayrı unutamam. Böyle bir Berber görmedim ki hayatımda! Ekmek kapısından içeri girdiğinizde bayağı bir afallıyorsuuz. Zira bir evin salonunu andırıyor. “Salonda mıyım, Fotoğrafçıda mıyım yoksa Avcılar federasyonu dükkanında mı!” demeniz muhtemel. Hasılı, dükkan havasını aşmış bir mekan işte…

Oturur oturmaz çaylarımız söylendi. Ustam bir yandan müşterisiyle ilgilenirken Kh@ron anlamadığım şeyler söylüyor ustamıza:

“Ya, abi senin defter neredeydi?”

İçimden herhalde bir hesap kitap işi var dedim. Pek bir alakasız çıktı ama. Alttaki resimlerde gördüğünüz dolabın içinde üst üste yığılmış onlarca defterden sonuncusunu çıkararak kardeşim yanıma oturdu, sayfaları çevirirken her sayfası ortadan ve soldan sağa bölünmüş 10’ar parçalık sayfalar gördüm. Nüfus kaydı gibi insanların bilgileri yazıyordu. Meğer Berber abim gelen her misafirini eğer isterse bu deftere işlermiş. Defterin mazisi o kadar eskiye gidiyor ki…Bunu, resimleri görünce daha iyi anlıyorsunuz. Zira Ad-Soyad, Meslek gibi bilgilerin dışında resim yapıştıralım diye bir de bölüm eklemiş. Bizler de eğitimci olarak deftere eklendik tabi ama kimler gelmemiş ki şimdiye kadar!

Defterden sonra diğer bir hadiseye gözümü kestiriyorum. Olması bundan sonra gayet normal. İsimler olur da resimler olmaz mı! Dükkanın özellikle cam kenarlarında her müşterinin resmi asılmış. Öğrenciler, Yerel halk -ki özellikle şehrin büyükleri, gençler,…Yalnız dikkatimi çekti de içinde renkleri solmuş, kahve tonlu yüzlerce resim vardı. Belli ki hem yaşlı tarihi tescillenmiş hem de misafiri ölümsüzleştirilmiş bir dükkan burası…


Oturup da sohbet ettiğimiz andan gideceğimiz ana kadar gözlerim hep biryerlerde geziniyordu. Çünkü böyle bir dükkan daha önce görmedim. Yeni nesilde öyle ince düşüncelere pek yer yok. Koleksiyonmuş hatıraymış,…Hak getire!

Bilgisayarda çıkmış oyunların koleksiyonunu yapmak tamam, okey ancak şu an deftere ve buraya yazdığım gibi bir günlük tutmak, resim & pul biriktirmek,…Bunlardan çok uzak gençlerimiz. Muhtemelen berber abimizin bu güzel davranışları da yaşantısı ve geçmişe olan bağıyla örnek bir insandan kalmış olmalı. Mesela dedesinden ya da babasından. Dükkandan ayrılmadan önce neden bunu sormadığımı düşünüyorum. Unuttuk işte aceleyle…

Kendisine Allah uzun ve sağlam dostluklarla dolu hayırlı bir ömür versin inşallah. Ben kendisini ve ekmek ocağını çok sevdim, umarım Elazığ Keban’a gelip ziyaret fırsatı bulanlar da severler. Günümün kalanı bu ilginç karşılaşmayla kıyaslandığında sönük geçti diyebilirim :)

Yazar Hakkında

teferruat.org

/*Bilişim Teknolojileri ve Yazılım Öğretmeni*/
Öğrencilerini trend teknolojilerle tanıştırırken Maker kültürünü aşılamayı hedefliyor. "Bilişimde Gelecek Var" hareketi ile Bilişim Eğitime dikkat çekmeye çalıştı.

Fotoğraf sanatıyla ilgili. Toprağa baktığında bile elli renk tonu görüyor. Müziği, Grafik sanatları, Doğada sabahlamayı sever; bir de sabah gülümseyerek uyandıran kızını ;)

View all posts