Okulda Bir Sabah…

Aşağıdaki satırlar ertesi gün nöbetin olduğu bir Okul Öğretmeninin hafızasından araklanmıştır. Bu yazıyı yazan öğretmenin hafızası yani. Yatılı okul öyle kötü birşeydir ki, ayrılmak isteseniz ne olursa olsun bırakacağınız güzel anılar ve dostluklar, böyle bir yerde göreve başlamak isteseniz de çalışma koşulları 2 kere düşündürür. En kötüsü de ayrılıp sürekli düşünmek olsa gerek. Her neyse Bir okul lojmanında 4-5 arkadaşın sabah kahvaltısına buyurun:

Gece 3’de yatılmıştır…

Sabah 6’da kalkılır,

Buz gibi soğukta ekmek için merkeze gidilir(Pide Fırını)

Tırnak Pide yaptırılır,

Tanıdık bir esnaftan kalın,yağlı ve sert Kaymak+Süzme Bal alınır,

Akşam için mutlaka pastaneye uğranır,

Yolda köpek görülmemesi için dua edilir,

Eve [inşallah] varılır,

Kahvaltı istekli tarafından hazırlanır,

Birisinin sütüne bıldırcın yumurtası habersizden kırılır ve bekletilir,

Telefonla nöbetçi arkadaşlar ve karşıda yatan vatandaş yorganı çekilerek uyandırılır,

Papağanların kafesi açılır ve güneşin önüne alınır(Nimet yiyecekler ya…)

Güvercinler evin arkasında yemlenir,

[Mevsim kış,Evin boydan boya tahtası olmayan tek camı var.]

[Ev tek katlı 1964 yapımı bitişik 3 lojman. Toplam 20 daire]

Camın perdeleri tamamen açılır,

Her yer bembeyaz olduğundan Kış Güneşi 100watt ampül yakılmış gibi aydınlatır içeriyi,

Soba kesinlikle yakılmaz,

Güneş iyi ısıtır içeriyi,

Bilgisayar açılır,

MP3 Listesi açılır,

Sofra serilir,

Nimet ortaya getirilir,

[Besmele çekilir]

Mustafa Özarslan’dan “He Gule Yar” sıraya koyulur…

Ayağa kalmak isteyenin ortamı bozacak düşüncesiyle eline terlikle vurulur,

En kötüsü yan daireden duyulacak gülücüklerle ve neşeyle kahvaltı yapılır,

Sofra toplama mevzu konusu edilmez,

Çocukları banyoya götürecek nöbetçi seçilir,

Cümle bitmeden kapı çalınır,

Dershaneden gelen minikler:

-“Hocam biz geldik”

-“Ne var veletler!”

-“Hocam güvercinleri sevebilir miyiz?”

-“Tabiki, biraz bitlenin sonra banyoya götürücem sizi”

Çocuklar gözden kaybolmadan destekli bir kartopu sallanır arkalarından,

Kahvaltıyı müteakip sofra kalktıktan sonra çay ocağa tekrar koyulur,

15 dakika tutulur,

Karşılıklı divanlara geçilir,

Keyif çayı denilen daha sıcak ve dinlenmiş çaydan içilir,

2 bardağı herkes bitirmeden kalkılmaz,

Evin önünde 3 çift ayakkabı vardır,

Kapı önündeki kar kürek ve süpürgeyle atılmaya çalışılır,

Fazlaysa seçilen kurbanlardan birisi havuza atılır gibi kara atılır,

Kazan dairesine gidilir,

Hamam suyu ısınmış mı kontrol edilir,

[Isınmıştır herhalde…]

Tek tek yatakhaneler gezilir,

Kapısının açılmasını bekleyen bülbüller gibi kapıda bekleşir bazı yavrular,

Kalkmayan çocuklar tespit edilir,

Süpürge çöpü bulunur,

Ayaklar gıdıklanır,

12 saattir ayrı kalınmasına rağmen miniklerden “Öpücem hocam” naraları yükselir,

Hasret giderilir,

Koğuş sayılır,

Eksik yoksa hamama gidilir,

[İnsan duygulanır…çıkış düğmesi nerdedir :(]

~Saygılar~

Yazar Hakkında

teferruat.org

/*Bilişim Teknolojileri ve Yazılım Öğretmeni*/
Öğrencilerini trend teknolojilerle tanıştırırken Maker kültürünü aşılamayı hedefliyor. "Bilişimde Gelecek Var" hareketi ile Bilişim Eğitime dikkat çekmeye çalıştı.

Fotoğraf sanatıyla ilgili. Toprağa baktığında bile elli renk tonu görüyor. Müziği, Grafik sanatları, Doğada sabahlamayı sever; bir de sabah gülümseyerek uyandıran kızını ;)

View all posts

Yorumlar

  1. Hocam güvercinleri sevebilir miyiz?”

    -”Tabiki, biraz bitlenin sonra banyoya götürücem sizi”

    :) çok hoş bir yazıymış yemin ederim..

  2. Nerden alıntı yapiciz öğretmenim?fıstıklar çok güzeller ,ben gördüm.paçalı ayaklılar,çok şirinler:))

  3. @yagmur
    Turuncu renkli “Alıntı Yap” düğmesine basarak yorum yapmak istediğiniz kişiyi belirtebilirsiniz. Yorum sahibinin adı, mesajınızın ilk satırına otomatik olarak eklenecektir. Benim şu an yaptığım gibi.

  4. Tamam anladım sayın editörüm bu arada yeni sayfanız-bloğunuz hayırlı uğurlu kıdemli olsun.Nice başarılara…