Değerli Bilişim İnsanı Yakup Gövler‘den gelen mim üzerine kaleme alacağım bu başlığı “Copyfight” olarak seçmem Telif Hakları ihlalini bir nevi CTRL ve C tuşuyla yapılan savaş olarak görmemden kaynaklanıyor. Öyle sanıyorum ki telif hakkı ihlalcilerinin Sol Serçe ve İşaret parmakları oldukça kaslı sürekli kullandıklarından :P

Geçmiş zaman içinde internette rastladığım ve çok güzel bir Tema üzerine kurulu resim için başlık açmıştım. Öyle güzel bir resimdi ki bir yazı için resim bulmamış, tam aksine etkilendiğim bir resim için yazı yazmak fikri hasıl olmuştu:
“”CTR! ve C”, İnternet ortamında yapılan (ç)alıntılar konusunda…”

Başlığı açtığımda BSA’nın yetkilileri kadar duyarlı insanlarla karşılaşmayı ummak gibi bir gaflete düştüm. Sanki büyükşehirlerin emek hırsızları forumu bastı. “Yayınlanan herşey çalınabilir”, “Kardeşim web’e konulmuş ki kullanılsın, de mi! yani”,…bunun gibi bir sürü terane. Forum ortamının Bilişim alanında pek de üretken olmayan bir kesime de hitap ettiğini unutarak bir iki tane La Havle çekerek normal  nefes alışlarına döndük tabi ki. Ancak dünya devi firmaların bile en büyük sorunu olan ve bugün Sanatçıların bile sevindiik bir şekilde “Bir de MP3 yapıp internette yapıp yayınlayalım dedik sevabına” şeklindeki ruh halleri işte bu emeğe olan saygısızlıktan ve yer yer baş gösteren çaresizlikten kaynaklanıyor. Tamam, emek denilen kavram belki pazarlık mevzusu düşünülerek daha ucuza getirilmek istenebilir ama buna milyonlarca çalışanı olan bir sektörü hiçe sayarak “Herşey beleş olsun!” şeklinde yaklaşım göstermek çok yanlıştır.

Memurlar.Net‘de açtığım başlıkta “Serzenişlerimi bir duyan yok mu!” diye düşünürken elbette yazılım geliştiren arkadaşlardan ve bilinçli insanlardan gelen yorumlar beni rahatlattı bir nebze. Yoksa patlamam içten bile değildi. Bir çalışma çıkarıyorsunuz ortaya ve neydüğü belirsiz sitelerde Copyrigt bilmemne gibi onlarca tümceyle emeğiniz sahiplenilmeye çalışılıyor. Üstelik bu sonradan yapılan eklemelerin ne olursa olsun acemice ve emanet gibi durduğu yadsınamaz bir gerçektir; her ne kadar bunu aslı kadar iyi yapan hırsızlar olsa da! Bu arada mevzubahis resmi merak edenler için aşağıya ekliyorum (Resim elbette bana ait değildir. Kendisi Dinodream’de ikâme eden saygıdeğer bir tasarımcı abimizdir. İsmini hatırlayamadığımdan ekleyemiyorum):

Yazıda geçen, “Bir çalışmaya Benim çocuğum diyebilmenin zor olması gerekliliği ve bu olgunun bir bebeğin doğumuna benzemesi” yani onu sahiplenebilmenin ciddi bir birikim ve çaba gerektirmesi, beni etkileyen ana unsurdu. Günümüzde insanların alıntı yaptıkları kaynağa link vermemesi ve ismini zikretmemesini, teşekkür etmemesini (ne diyorum ben!) “Çalışmıyorum kardeşim! Devlet bana baksın…” diyenlerin tavırlarına çok benzetiyorum.

Emeksiz çalışma yayınlamayı günümüzde reklam geliri elde etmenin de kolaylıklarını kullanarak  hemen değerlendiriyor,suî istimâl ediyor ve sayfa başına tıklama oranlarını gördükçe zerre kadar yutkunmadan avucumuzu ovuyoruz. Oysa bir çalışma ne kadar güzel olursa olsun(Görünüm, Estetik,…)  aslının yayınlandığı sitede hakim olan Yayın disiplini, Yorumlar, Kullanıcı yoğunluğu, Pagerank,… hiçbir zaman ulaşılamayacak ve kopyalanması mümkün olmayan daha önemli kavramlardır. İnsanların kafalarına girmek, mide bulandırıcı yollarla bile mümkün olabilir. Tıpkı Web Tasarımı kursunu verdiğim öğrencilerimin kontör uğruna aldandıkları reklamlarda olduğu gibi. Ancak insanların kalbine girmek ve bugün benim yaptığım gibi Otvali’ye girmeden uyuyamamak gibi alışkanlıkları ziyaretçilere kazandırabilmek, tamamen özgün bir içeriğe sahip olmak ve bunu her daim bâki kılabilmekle mümkündür.

Bu kadar serzenişten sonra elbette sevgili blog yazarlarına naçizane tavsiyemiz, Captcha’de olduğu gibi Grafik Koru uygulamalarının mutlaka resimlere temas eden bölümlerde kullanılması, Hatta resimlerde ve indirilebilir dosyalarda Tasdix gibi Sayısal İmza metodlarının kullanılması ve sonra yayınlanması, Sağ tuş ve Klavye kombinasyonları için çözümlerin düşünülmesi ve olabildiğince özgün yazı barındıran sitelerle link değişimi yapılmasıdır. Ulaşılması zor bir kaynak olmak her ne kadar iştah kabartsa da bir süre sonra abesle iştigal edenlerin şevkini kırmak için de bir yöntemdir bence.

“Elazığ İyilik Yapıyor Projesi” çerçevesinde hazırlamakta olduğum Kitap Bağışı Afişi için Photoshop’a dalmışken beni sirkeleyen Yakup Gövler‘e teşekkür ediyor ve söz sende diyorum sevgili Erhan :)