Artık “Çocuk” olunmaz bu şehirde

Çocuk olunmaz artık bu şehirde! Cümle alemde kar kıyametin kendini gösterdiği, tüm köy yollarının kapandığı bir ülkede yaşıyorken dirhem kar düşmeyen bir memlekette tabi ki çocuk olunmaz. Kartopu oynanmaz, Bir el başka bir elle kavuşturularak loş ışıklı bir yolda yürünmez, üşüyen eller kalp sıcağıyla ısıtılmaz, arabaların cam silecekleri kar birikecek endişesiyle geceden kaldırılmaz ve elbette park levhalarının yanlarında kardanadamlar cüsseli halleriyle boy gösteremez…

Haftasonu Öğle saatlerinde kursumu vermek için gittiğim İletişim Lisesinde okulun kadrolu bir öğretmeni olmayışı nedeniyle sahip çıkılmayan bir BT Sınıfı ve biraz duyarsız öğretmenler ancak işlenmeye de bir o kadar uygun Bilgisayar Öğretmeni ve İstekli öğrenciler var. Ancak sınıfa getirilen flash bellekler ve öğretmenlerin randımanlı ve sahiplik duygusu olmadan sınıfı kullanışları neticesinde virüsler cirit atıyor. Kurduğumuz yazılımlara eklentileri ya da güncellemeleri yüklemek için kendi belleklerimizi ya da içeriğini bilmediğimiz bir donanımı taktığımızda tüm emeklerimiz boşuna gidiyor. 12:00-16:00 arasındaki kursumu verdikten sonra akşam 21:00’e kadar sınıfla uğraştık bir arkadaşımla. Arkadaş dediğim Fırat Tek. Eğt. mezunu ve atama bekleyen heyecanlı bir Bilgisayar Öğretmeni adayı. Bir sistemi kurup diğerlerine imajları atmaktı planımız ancak bazen dalgınlıklarımız yüzünden sistemleri kendimiz kirlettik bazen de güncel olmayan antivirüsler yüzünden hazırlıksız yakalandık. tüm gün emeğimiz boşuna gitti.

Ertesi güne kadar sabitdiski başka bir bilgisayarda taratmak için ara verdik çalışmalara. Dışarı çıktığımızda bir önceki gün başlayan ve hala hafif çiseleyen kar yerini tatmin edici bir kar yağışına bırakmıştı. Ama yine de inceden yağıyordu… ve üşütmüyordu da! Okul ile çarşı arası bayağı uzak olmasına rağmen ışık oyunlarrıyla dolu “Işıklı yol”dan eve gitmeye karar verdim. İnsanlar o kadar susamış ki karlı bir havaya normalde tenezzül etmeyeceği davranışları gösteriyorlardı. Ağır çekimde hareket edip 10 dakikada 10 metre yürüyenler, yürümeyi bırakıp bir halka kurarak akşam sporlarına ara vererek sohbete dalanlar, sadece yağan karın resmini çekenler, yoldan gelip geçen arabaları yine karlı kaldırımlarda oturarak seyredenler,…Dün akşam memleketim insanının karı ne kadar özlediğine şahit oldum. Eve vardığımda arabamın üzeri 20 cm kar ile örtülüydü. O kadar karı ancak fırça ile temizleyebildim. Bir yandan temizlediğim yerlere tekrar yağan karı düşünüyor bir yandan uzun süredir beklediğim bu karın insanların dışarı adım atmasını engelleyecek bir şidette devam etmesini diliyor ve yan sokakta birbirini kar üstüne atmaya çalışan acemi güreşçileri seyrediyordum. Yanıbaşımdan geçip giden genç aşıkları da…

Kar yağmıyor artık buralarda.

Belki küresel ısınma belki barajın etkisi. Çocuk olunmaz artık bu şehirde…

Yazar Hakkında

teferruat.org

/*Bilişim Teknolojileri ve Yazılım Öğretmeni*/
Öğrencilerini trend teknolojilerle tanıştırırken Maker kültürünü aşılamayı hedefliyor. "Bilişimde Gelecek Var" hareketi ile Bilişim Eğitime dikkat çekmeye çalıştı.

Fotoğraf sanatıyla ilgili. Toprağa baktığında bile elli renk tonu görüyor. Müziği, Grafik sanatları, Doğada sabahlamayı sever; bir de sabah gülümseyerek uyandıran kızını ;)

View all posts

Yorumlar

  1. bu şehirde ne çocuk olunur ne de aşık
    başbaşa yürüyebileceğin ne yağmur var ne kar,sen yine de sıkılırsan bana haber var. dostun her zaman yanında :)