İhanetin tanımının yapılmadığı bir ülkede en tepemizdekilerin görevlerini yerine getirme noktasına acziyete düştükleri ve bugün birçok vatandaşın sandığa gittiğinde kötünün iyisi diyerek herşeye rağmen oy kullandığı bir gerçektir. 1923’den bu yana…kendi irademizle haketmeyenleri cezalandırmak dururken.

Türkçemize dışarıdan birçok kavram girdiği gibi ülkemiz üzerinde oynanan birçok oyunun adını koyma noktasında İHANET demektense İnsan Hakları, Parlamento,AB gerekleri, Kriterler,…gibi ıvır zıvırı bahane olarak öne sürmek daha kolay geliyor ve  koynumuzda beslediğimiz(Bölücülerden bahsetmiyorum!) yılanlar yüzünden 4 yılda biten bir Dünya Savaşını bile geride bırakıyor ve Rekora gidiyoruz. 30 yıldır mücadelesi dağlarda verilen bir savaşın tanımı ve gerçek hainler…

Medyanın her zamanki gibi odaklandığı ya da büyüklerimizin sadece bilmemizi istediği o hipnoz edici noktaları unutmak adına Okumanızı , İzlemenizi ve izlettirmenizi rica ediyorum. Eğer gerçekten öğrenme isteğiyle 2 gününüzü 300 sayfalık bir kitaba ve 1 gününüzü 4 saatlik bir videoya ayırırsanız bugün binbir şirinlik içinde bölgemizde oynanan oyunlara yönelik çözümlerin şu an akla gelen en akılcı yollarla dahi nasıl sabun köpüğü gibi sonlanacağını göreceksiniz! Ve yıllar sonra biel yerimizde sayacağımızı ya da geriye gideceğimizi…

“İhanet” bir aydının farkında olmadan, dil sürçmesi adına radikal bir cümle kurması mıdır ? Coğrafyasında yaşadığı ülkeden kopmaya, farklılaşmaya çalışmak için gayret göstermek midir ? İçinde ülkemin de adının olduğu aykırı bir cümle kurmak mıdır ? Yoksa durum çok daha basit mi !