Kaypak Medya,Eğitim ve 2 minik öğrenci üzerine…

İçinde olduğumuz hafta içinde hepimiz Facebook’da bir Öğretmenin çektiği görüntülerle sarsıldık. Öğretmenine yardımcı olmayan çalışan iki tatlı kızımız, sınıf arkadaşlarının rahatsızlık vermesi üzerine hayli içerlemiş ve öğretmenlerine dert yanmışlardı öğretmenlerinin kamerası karşısında. Sarsıldık derken etkilendik demek istiyorum. Çocuklar gerçekten Beyaz’ın da dediği gibi büyümüş ama küçülememiş tiplerdi…

Meslektaşlarımın da ana-babaların da geleceğin farkında olan çocuklar yetiştirmeye çalışmaları göğsümü kabarttı. Nitekim videoya gelen yorumlar da “Hayırlı evlatlar”,”Ne güzel yetiştirmişler”,…şeklindeydi haliyle. Buraya kadar bir anormallik yok. Eğitime ve öğretmenin emeğine saygılı Televizyon kanalları aynı hafta içinde Facebook’da ilgi gören bu videoyu alkışladılar, övgüler yağdırdılar ve defalarca yayınladılar. Gelgelelim bu haftaya…

Bir televizyon kanalı çocuklar için “Öğretme akıllı” manşetiyle “Öğretmen çocukları desteklemiş ve afişe etmiş, yanlış işler çeviriliyor,bu görüntüler ekrandan uzak tutulmalı” nidaları atarak daha bir hafta önce yayınladığı videoyu şimdi yerden yere vuruyordu. Aradaki fark çocukların Beyaz Show’da şikayetlerini tüm şirinlikleriyle bir kez daha dile getimiş olmasıydı. Üstelik bunu yaparken de gayet tutarlı ve korumacı bir yaklaşımla, “Çocuklarımız geleceğimizdir, lütfen bunları yapmayalım” teraneleri şrin görünmeye çalışarak ve bir anda açık oturum havasına dönüşen Ali KIRCA kelimeleriyle… Başlığı KAYPAK medya olarak belirleyişimin sebebini sanırım anlamışsınızdır…

Sokakta görevini yapmaya çalışan Sivil polisi habermiş gibi arayıp bularak “Bakın bu simitçiler aslında sivil polis!” diyen ve ipsiz sapsızın ekmeğine yağ sürenler,yetkililerin emeğerini boşa çıkaranlar, Tatbikat bölgesine gidip “Bakınız 1-2 gün içinde şu karşıdaki yamaca operasyon düzenlenecek” diyerek farkında olmadan dağdaki teröriste istihbarat veren andaval haberciler…İşte bu yaratıklar benim memleketimde hüküm sürüyor. Telvizyon kanalını değiştirmek için televizyonun başına gitmem gerekmese de Kumanda gibi uzaktan yönetmeyi sağlayan teknolojik bir aygıtın keyfini süremiyoruz. Baş parmağımız izlenmeye değer bir kanalı tutturuncaya kdar zaping yapmaktan kaslanmış vaziyette…

Haftasonları kahvaltı esnasında dinlendirici, 1 haftayı özetleyen bir program görmek isterken Cemiyet aleminde kim kimin cebini gözetliyor, Hangi sanatçı kimden beste çalmış, Behlül haftalardır çözemediği uçkuru çözüp makus talihini yenebilecek mi, bu sefer yatağa atabilecek mi ? nevinden programlar karşısında ana-babamla oturduğum yemek masasından küfür ederek kalkmış buluyorum kendimi.

1-2 yıl öncesine kadar evine televizyon almamış arkdaşlarımı garipsediğim zamanları hatırlıyorum. Dostlarla bir araya gelişlerde sözün sohbetin düşmanı olan bu televizyon toplumsal yozlaşmanın da en büyük besleyicisi. O nedenledir ki bir süredir kendimi oturma odasından çalışma odasına taşımış vaziyetteyim. Ne alacağınızı bildiğiniz yakın dostlarınızla birikteyim ben; KİTAP’larla…

Keşke ulusca tepki koyma noktasında sinmiş kedi olmaktan çok eleştiren ve yerebilen vatandaş olmayı seçebilsek. Reklam geliri olmayan, Abuk subuk dizileri pirim etmeyen, haberleri ilgi görmeyen yayıncıların silkinmesini sağlayacak önlemleri hatırlatmış olurduk.

Hasılı İsmail bugünlerde hayli sıkkın, son durumda messenger iletisinde şöyle yazıyor:
Uzaktan kumandayla beynime girmeye çalışmayan, kuvvetle muhtemel kitap okuyor…

Konu mankeni kızlarımıza gelince,
Hedefim elbette bu ruhiyede bir nesil yetiştirebilmek, o öğretme de ana-babaya da sonsuz hürmet…

Yazar Hakkında

teferruat.org

/*Bilişim Teknolojileri ve Yazılım Öğretmeni*/
Öğrencilerini trend teknolojilerle tanıştırırken Maker kültürünü aşılamayı hedefliyor. "Bilişimde Gelecek Var" hareketi ile Bilişim Eğitime dikkat çekmeye çalıştı.

Fotoğraf sanatıyla ilgili. Toprağa baktığında bile elli renk tonu görüyor. Müziği, Grafik sanatları, Doğada sabahlamayı sever; bir de sabah gülümseyerek uyandıran kızını ;)

View all posts