Bir Elazığlıyı tanımak !

Babamın anlattığı bir kıssaya göre Sivas caddelerini arşınladığımız 1985’li yıllarda önünden geçtiğimiz bir bahçeden ben ve babamın ahvalini seyreden meraklı bir çift göz yanındakine “Aha bak, bunlar kesin Elazığlı…” diyerek doğru bir çıkarımda bulunmuştur.(Babamın bu komşuyla o günden sonra başlayan dostluğu neticesinde öğrenmekteyiz) Nitekim Elazığlı insanı tesbih olmadan gezmez, gezerken de arkada bağlı elleri arkadan öne gelmez keyfi yerindeyse… Babam her daim elinde bir tesbih bulundurması dışında 4-5 yaşlarıma denk gelen o yıllarda benim için de resimdekinden bile küçük bir tesbih bulur bir yerlerden…Sonrasında babam nereye ben oraya elim arkamda…

Hangi insan kendi memleketinden, örf-adetinden,çarpıcı özelliklerinden gururla bahsedilmesini istemez ki ? Zaman içinde memleketimiz Elazığ insanı için de çok çeşitli derlemeler yapılmış ve bunların büyük bir çoğunluğu mizahi bir anlatımla dile getirilmeye çalışılmıştır. Bu derlemeleri maalesef yıllar içinde İnternet ortamında bir bir yitip gitmiş sayfalar arasından bulup çıkarmak mümkün değildir. Ama aklımda kalanların bazılarını ince nükteler halinde derlemeye çalıştım, hatamız varsa affola.

“Gakgo(ş)” kültürümüzde Ağabey-Kardeş demektir. Hal ve hareketleriyle de bu isme layık olması gereken hemşehrilerimize elbette yenileri katılmakta ama hepsi de bu adın ağırlığını taşıyamamakta; özellikle dejenere olmuş yeni nesil…. Biz yine de şirazeni bozmadan nüktedan & mizahi bir dille sıralayalım Elazığlı insanını, zevkle okumanız dileğiyle…


Kendi giderken hanımı 5 metre geriden gelise,

Oturduğu yerde 2 sandalyeye yaslanmadan rahat edemise,

Sürekli eli arkasında bir yandan tesbih sallise,

Baskil lafını duyduğunda fıkra bile dinlemeden gülme krizine girise,

“Nedisin küre?” , “…yegen” gibi sıfatlar sölise,

Başedemeyeceği her didişmede, karşısındakine “Elin yendir!” diyise,

Köprü yerine körpü, yaprak yerine yarpağ diyise,

“Alahan gurban…!”, “Çağam o çeketten getme dışarı…” tabirlerini gullanise,

“Hele şurda iki tene oturam…” , gibi cümleler varsa,

Patlıcana; balcan diyip Harput küfde bişirise,

Dışardan arkadaşları geldiğinde kasadaki adama kaş göz işaretiyle, “Senin paran burada geçmez gardaş!” diyise,

Lokantada hesabı ödemek için kavga edilerse,

Gazi caddesine her çıktığında öf çekip 1 gün gelmediğinde de özlise,

Tüm hastalıklar için şekerli şerbet içmeni önerise ,

“Yeğen kimlerdensin? ..Ooooo Selvi dayının torunu musun?” sorusunun Evet cevabına karşılık “Nası tanıdım a, görisin oda bele uzundu…” cevabını verise,

İl dışında plakasının son 2 harfi 23 ise veya 23 plakalı bir araç sana dalacakmış gibi gelirken bir yandan da ölümüne sellektör yapise ,

Dut’a tut, tut’a da dut diyise,

Bastuğunu, orcigini kendi bişirise,

Bayram sabahlarında lahana sarması bişirise,

Her nerde olsun ticaret yaptığınızda ”Usta bundan var mı ?” soruna ”Gıyamet gibi yegen, gel…” cevabı gelise,

Elazığ dik halayını yandakine yüklenerek oynise,

Misafirliğe gidersin ve gider gitmez çay suyu goyise,

Elbisesi her zaman temiz, ayakkabılar boyalı, saçlar yapılı ve kotun altına sivri burun kundura giyise,

Uzun kış gecelerinde misafirlikte bastuğ, orcik, ceviz, kuru üzüm, dut unu ve bilimum uçurucu,duvara tırmandırıcı maddeler ikram edise,

44 plaka trafikte hata yaptığında “Kofig daaa, ne beklisin ?” diyise,

Malatyadan hiç haz etmise :) ama Malatya maçlarını da gaçirmise,

Bir günlüğüne dahi il dışına çıktığında “Gar mı yağmış şu harputun başına..” şarkısını dinlediğinde “vah vah…” diyise,

ve.. Elazığ’nın doğunun Parisi olduğunu bilise,………………..

ÖVÜNMEK GİBİ OLMASIN, BU ŞAHSİYET ELAZIĞ’lıdır / GAKGOŞ’dur…

Sitil : Kova.., Anuğ : Nane.., Çağa : Çocuk.., Kortik: Çukur.., Çagala: Olmamış kayısı.., Çaput : Bez parçası.., Pipirim : Semizotu.., Tuman : Külot.., gırnata:Klarnet.. vs..

Yazar Hakkında

teferruat.org

/*Bilişim Teknolojileri ve Yazılım Öğretmeni*/
Öğrencilerini trend teknolojilerle tanıştırırken Maker kültürünü aşılamayı hedefliyor. "Bilişimde Gelecek Var" hareketi ile Bilişim Eğitime dikkat çekmeye çalıştı.

Fotoğraf sanatıyla ilgili. Toprağa baktığında bile elli renk tonu görüyor. Müziği, Grafik sanatları, Doğada sabahlamayı sever; bir de sabah gülümseyerek uyandıran kızını ;)

View all posts

Yorumlar

  1. Beğenmene sevindim Bilge, hepimizin ortak hisleri sanırım. Ben hissetiklerimi böyle alıntılarla,yazılarla dışavuruyorum da senin sayfa pek bir yalnız kaldı bugünlerde, biraz hareket gelecek mi ?