Facebook ile büyüt danayı, tanımasın anayı !

Yıl 2004! İnsanların k..çını duvardan ayırmadan gezmeye çalıştıkları az teknolojik o yılların itiraf sitesi itiraf.com’da şuna benzer bir yorum yayınlanmıştı: “Arkadaşım beş yaşındaki kızına peri kızı kostümü aldıktan sonra hüsrana boğuluyorsa, bunun tek nedeni, minik perinin kostümü giyer giymez sihirli değneği annesine dokundurarak  “Yok ol, yok ol, yok ol” demesidir…”

Besle büyüt danayı, tanımasın anayı dedikleri bu olsa gerek; ne zamanlara kaldık yarabbi…
Bu sabah “Hocam bizim çocuklar Facebook’da hesap açmışlar ama yaşlarını da 26 yapmışlar; sanırım siz söylemişsiniz. Kifayetini anlamadım ben bu seçimin” diyen bir veli. Yaklaşık 1 hafta önce “Hocam bizim çocukların Fiysbuk’u öğrenme sırası ne zaman gelecek! Çocuk 3’de şimdi ama seneye siz bu okulda olmazsanız ne olacak…” diyen veli-abla karışımı birşey. Aynen yazıyorum: “Hocam bizim sıpalar ne yapmışsa artık çet midir nedir…Sabahleyin birisi aradı Mersin’den. Ne adını bilirim ne gendini. Kızımı sordu densiz, saydım sövdüm kapattım. Ne iş çevirir bizimkiler. Bi takip eder misiniz rica etsem ?” diyen başka bir veli…

Bunlar benim 2 haftaya sığdırabildiğim örnekler. Bu soruların önünü alamayacağım için velilerimizle bir 3 çayı planlamak ve yapacağım telkinleri düşünmek durumunda kaldım. Başlıca sebepleri arasında da  Sosyal paylaşım sitesi ve türevlerinin kullanımı konsunda ebeveynlerin sağlıklı bir denetim yapamaması geliyor. Şiddet içeren oyunlardan sonra Sohbet sayfaları,…derken artık korkularımız kimlik değiştirmeye başladı. Başta da bahsettiğim gibi K..çını duvardan ayırmayan bu millet şimdilerde kendi eteğini kendisi açıyor,paylaşılması sakıncalı olabilecek bilgilerin ayrımını yapamıyor ve yarattığı sorunlarla da elbette başaçıkamıyor. Çünkü başka bir blogda da belirttiğim üzere Teknoloji bize bir beden büyük geldi maalesef ve bunun götürülerini, olası sakıncalı yanlarını hesap edemeden aynı hızla devam etmeye çalışıyoruz; patlamak üzere olan kabak bir lastik misali…

Özellikle dünyadan bihaber yavrularımız için korumasız ve limitsiz bir erişim var Facebook’da! Sabah saatlerinde okuduğum bir yazıda Facebook’a fazla vakit ayırdığı için oğlunun hesabına bir hacker ‘dan yardım alarak gizlice giren ve tüm arkadaşlarına “Çocuğumunu listenizden silin ve onu rahat bırakın” mesajını gönderen bir anne ile oğlunun mahkemelik oluşu vardı. Aşırı korumacı olmak mı yoksa Facebook konusunda zamanında yapılması gereken takip için bir telafi yoluna gitmek mi bu tavır? Ailelerden aldığım şevk kırıcı en büyük cevap, almalarını istediğim önlemler için “Hocam bizi dinlemiyor, yapamıyoruz, edemiyoruz,…” olmuştur. Aynı ebeveynlerin her gelişlerinde ısrarla tavsiye istemesi de “Uygulamayacaksan ne diye tavsiye istiyorsun!” sorusunu akla getirir ne yazık ki…Ama aynı şekilde hiçbir telkinimiz olmamasına rağmen İnternet gezintilerini, Ödev araştırmalarını, Web Projelerini hatta Facebook gibi birkaç Sosyal Ağ ortamını başarıyla yürüten öğrencilerimiz de yok değil.Şu an Twitter istekleri revaçta. “Öğretmenim Twitter’ı ne zaman öğreneceğiz?” soruları gırla gidiyor…Blog takipçisi Bilişim insanları olduğu kadar yer yer ebeveynler de var okul çevresinden. 2 hafta sonrasını beklemeden tavsiye niteliğinde birkaç hatırlatma yapmakta fayda var; sosyal ağ ortamları ve internet için:
 
Herşeyden önce vicdan sahibi olarak yetiştirilmemiş bir evlat için aşağıdaki satırları uygulamaya çalışmanın dirhem faydası yoktur,okumak vakit kaybıdır. O yüzden sağ üst köşeye doğru git, kırmızı bir çarpı göreceksin; makas yani. Kapatıver sayfayı gitsin. Şu ana kadar okuduklarının da bir anlamı yoktur senin için…
 
İnsanoğlunun özellikle paylaşamadığı düşünceleri paylaşmak isteği/arzusu baskı alına alınmış,fırsat verilmemiş bir kişilik gelişiminden ileri geliyor olabilir. Çocuklarımızın bugüne değin kendisini ifade etmesine, akşam haberlerinden sonra konuyla ilgili olarak itme/dürtme usülüyle de olsa fikrini açıklamasına izin vermemişsek kendisini sorgusuz-sualsiz ifade edebileceği sanal ama nihayetinde sosyal ortamlarda rahatça dile getirmesini ummak son derece normaldir. Normal olmayan ise yavrularımızı sanal bir ortama bu derece düşkün olmaya iten sebeplerdir -ki bunların çoğunluğu bizden kaynaklanan iletişim sorunlarıdır. Psikologa gitmeyin ama :) sağlıksız bir iletişime yol açan kabahatlerinizi biraz düşünün…

 
Çocuklarınızın bilgisayar başında yediği naneyi merak etmek ve kendinizi yiyip bitirmek yerine, sonradan keylogger yazılımları kurup çocuğunuzun yazdıklarını takip etmek yerine,…hasılı için için yanmak yerine işin başında herşeyi rahatça konuşabileceğiniz, kurallarını belirlediğiniz bir Bilişim yaşantısı oluşturun çocuklarınızla. Eşini dostunu, yaşadıklarını, keşfettiklerini, sevdiği oyunları, okumaktan zevk aldığı yazı türlerini,… olumlu ya da olumsuz ifade etmesine izin verin. Hata yaptığında çözüm yollarını, neden yapmaması gerektiğini, olası sonuçlarını paylaşın. Kolay olan elektriği kesilmiş(!) güç kablosunu bir kez de makasla kesmektir. Vicdanları eğitmek ise zor olandır!
 
Yapacakları paylaşımların birkaç kişinin ortak ürünü olması, birkaç kişinin adının geçmesi ya da görselde yer alması durumunda, bu paylaşım bir resim bile olsa çok çeşitli nedenlerden dolayı yayınlayabilmek için herkesten izin alınması gerektiğini, aksi halde suç işlemiş olacağını vurgulayın. Gerçek hayatta olduğu gibi internette de bir emeğin sonucuna “Bu benim eserim!” diyebilmenin ÇOK KOLAY OLMAMASI GEREKTİĞİNE ve paylaşılacak bilgilerin mahrem olması durumunda izin alınmasının nezaket ve hukuk gereği olduğuna vurgu yapın.
 
Kendisini doğrudan ya da dolaylı yollardan afişe etmesine neden olabilecek bilgileri paylaşmasının doğurabileceği sakıncalardan bahsedin. İnternet ortamında iletişim kurulan kişinin günlük yaşamda ebeveynlerin onayıyla bir araya gelinmiş güvenilir kişiler olmadığını ve gerçek hayatta bir araya gelmenin son derece tehlikeli olduğunu, paylaşılan bir bilgi yüzünden zorla bu kişilerle bir araya gelmek durumunda kalabileceklerini anlatın. Gerekirse haber programlarından, dağarcığınızda kalan gazete haberlerinden örnekler verin.
 
Ulaştıkları, paylaştıkları her bilginin magazin programlardaki sabun köpüğü uydurma haberler gibi popülarite kazanmayı, kitle uyandırmayı, kalabalık çekmeyi amaç edinmiş kötü niyetli kişilerin ASILSIZ çalışmaları olabileceğini anlatın. Elde ettikleri her bilginin VİDEO GİBİ SAĞLAM BİR ÇALIŞMA BİLE OLSA bir veya birkaç siteden doğrulanması gerektiğini hatırlatın. Bilişim Teknolojileri kullanılarak gerçekte olmayan olayların,nesnelerin,görsellerin dijital ortamda manipüle edilebileceğini, birbirine katıştırılabileceğini ve hatta yeniden oluşturulabileceğini anlatın. Yıllar önce soyları tükenmiş Dinozorlar ile ilgili belgesellerin nasıl çekildiğini hatırlatarak İnternet ortamında ulaşılan bir bilginin de düzmece ya da farklı amaçlarla oluşturulmuş yalan bir bilgi olabileceğini her zaman aklında bulundurmasını isteyin.
 
İnternette karşılaştıkları her yazının bir insan ürünü olduğunu, sanal da olsa bir insan ile muhattap olduklarını hatırlatın. En önemlisi kimliği,adresi,aradaki mesafeyi bilmiyor olmanın gerçek yaşamdaki nezaket kurallarını aşmak,çiğnemek anlamına gelmediğini telkin edin. Bunları bilmek ve uygulamak, hem diyalog kurulan ortamlarda sağlıklı bir iletişim beraberinde getirecek hem de tam tersi durumlarda hakaret,onur kırıcı davranışlar ya da küçük düşürücü sözler nedeniyle oluşabilecek bir suç unsurunu ortadan kaldıracaktır. Günlük yaşamda meydana gelebilecek Fail-i meçhullerin bilgisayarlaın sahip olduğu IP(Internet Protocol) Adresleri yüzünden internette pek geçerli olmadığını, İnternet ortamında işlenebilecek bir suçun tespitinin çok kolay olduğunu öğretin.
 
İnternette geçirebileceği zamanın sorumluluğunu kendisinin taşıması gerektiğini hatırlatın. Derslerini yaptıktan sonra, ailesiyle, arkadaşlarıyla, sevdiği sporları yapmakla geçireceği zamanı ayarlardığı gibi internette geçirmesi gereken zamanı da diğerlerini ihmal etmeyecek şekilde ayarlaması gerektiğini ve internetteki sosyal ortamların gerçek yaşamdaki bir araya gelmelerin yerini tutmayacağını, ileride yalnız bir yaşama neden olabileceğini hatırlatın. İnternet ortamında bizzat görüşülemeyen kişilerin tepkilerini, duygularını hissedemeyeceğimiz için sağlıklı bir şekilde iyi-kötü insan çıkarımını da yapamayacağımızı hatırlatın. 
 
İnternetten indirmeye çalıştığı oyunlar için Yazılım firmalarının uyarıcı ilaçlar kullanarak gece mesaisi yapmak zorunda kalan kaç yazılımcının emek verdiğini, harcanan uzun ve yorucu çabayı düşünmesini isteyin. Geliştirilmesi yıllar süren bazı oyunların,yazılımların üretiminden sonra ekmek arası dürüm fiyatına CD Marketlerde satılması sonucu korsan kopyalarla köklü firmaların ne kadar zarar görebileceğini anlatın ona. Tabi sınav sırasında çocuğunuzdan kopya çeken arkadaşının 100 üzerinden 100, kendisinin ise kopya çekmekle suçlanarak öğretmeni tarafından “0” ile ödüllendirilmesi ihtimalini anlatın. Olayı biraz somutlaştırın yani…
 
Kendi bilgisayarının güvenliğini sağlamakla ilgili önlemlere ise yer vermiyorum. Bu noktada lisanslı bir Antivirüs yazılımı kullanmanın önemi kadar, çocuklarımızın bu güzel teknoloji ürünlerini sağlıklı ve çalışır vaziyette kullanabilmeleri için gerekli yedekleme, temizleme işlemlerini yapabilmesinin de son derece önemi var. Gerekirse öğretmeninden veya bir Bilişimciden yardım isteyin. Bilişim öğretmenleri olarak okullardaki görevimizin son derste bitmediğini, çevreyi eğitmenin de okuldaki görevimizin diğer kısmını oluşturduğunu hatırlatmak isterim. Başlangıçta belirttiğim gibi Çocuk-Ebeveyn arasında kurulamayan sağlıklı iletişimin Veli-Öğretmen arasında da tekrar etmesi durumunda bir araya gelmeye korkan ve birbirini anlayamayan/yanlış anlayan kişiler ortaya çıkacaktır. Okullarda kurulamayan bu samimi ve sorumluluğu pay edinemeyen ilişkiler ise çocuklarımızın yaşayacağı sorunlarda iki tarafın birbirini suçlamasına neden olacaktır.
 
Bu yazıda ekleme/çıkarma yapılması gerektiğini düşündüğünüz bölümler varsa lütfen yorum olarak ya da İletişim sayfasını kullanarak iletiniz…

Yazar Hakkında

teferruat.org

/*Bilişim Teknolojileri ve Yazılım Öğretmeni*/
Öğrencilerini trend teknolojilerle tanıştırırken Maker kültürünü aşılamayı hedefliyor. "Bilişimde Gelecek Var" hareketi ile Bilişim Eğitime dikkat çekmeye çalıştı.

Fotoğraf sanatıyla ilgili. Toprağa baktığında bile elli renk tonu görüyor. Müziği, Grafik sanatları, Doğada sabahlamayı sever; bir de sabah gülümseyerek uyandıran kızını ;)

View all posts

Yorumlar

  1. aynı dert bizde de var ismail, yalnız değilsin
    hayır en sinir olduğum insanların yardım isteyip uygulamaması
    yanlış işler çevirip yine sana geliyorlar. çocukları iyi eğitmek lazım.yoksa kaldıramayacakları sanal bür dünyanın altında eziliyorlar