Bilişimin Geleceği için ufak dokunuşlar:”CEBIT’de BBNET Çalıştayı”

Yazan ve Paylaşan “Öğretmen”, Konu “Ülkemizde Bilişimin Geleceği” olunca tüm sektörü bizler mi şekillendiriyoruz gibi iddialı bir başlık çıkabilir. Unutmamalı ki Bir köye çileği ilk götüren Öğretmen olmuştur! Ülkemiz sağlıklı bir şekilde Bilişim alanında yükselsin istiyorsak bu sektöre de yine bizler getireceğiz ilkleri…Hem okul sıralarında yapacağımız eğitimlerle hem de özel ilgi alanlarımız sayesinde getireceğimiz farklılıklarla bunu sağlayacağız. Toplumda misyonu 4 duvarın dışında da devam eden bir meslek Öğretmenlik…Bilişimin getirdiği bir çok artı nedeniyle Bilgisayar Destekli Eğitimlerde Rehber pozisyonuna çekilmek durumunda olsak da Bilişimin özünü öğretmek için hala sınıfları doldurmak zorundayız. Bilişim alanı çok başarılı kendi kendine öğrenme nesnelerinin örnekleriyle ne kadar dolu olursa olsun her zaman canlı bir rehbere ihtiyaç duyacak. Bu rehber de yerine göre Ebeveynler, Öğretmenler ya da Eğitmenler olacaktır. Ancak Formal eğitimlerde bu işin başında tabiki de Öğretmen bulunur/bulunmalıdır.

Bir süredir bizleri, Türkiye’nin geleceğini Bilişim konusunda bilgilendirmeye çalışan Bilişim Teknolojisi Öğretmenlerini rahatsız eden bir mevzu var. Birincisi Bilişim diyorum çünkü bu zamanda tek başına Bilgisayardan ya da İletişim Teknolojilerinden dem vurmak kafi gelmiyor; 2 Sektör birbirine girmiş durumda. İkinci olarak rahatsız oluyoruz diyorum çünkü her 24 Kasım gününde önemini hatırlatmak için dilimize pelesenk ettiğimiz Öğretmenler, Bilişim konusunda acele alınmış kararların esiri olmak üzere. Bizler derslik ya da BT Sınıfında ders işlemenin derin farkını ve etkili kılma yollarını tartışmaya çalışırken,nerede olursa olsun Bilgisayar Destekli Eğitimin kalıcı öğrenmelere yardımcı olacağını anlatmaya çlışırken milletce daha azıyla yetinmeye mahrum bırakılmak üzereyiz !

Aslında herşey mosmor değil…
Ancak 2005-2006 yıllarından itibaren yatırımlarla ve oluşan gündemle şu an yapılmaya çalışılan uygulamalar ve geleceğe dönük kararlar birbirinin zıttı nitelikte. Ara vermek gerekse 2 gün süreyle görüşmediğim Üniversiteden bir arkadaşımla hiç unutmam bundan tam 5 yıl önce Bilişimin geleceği üzerine konuşurken onun sebepsiz bir kaygı içinde olduğunu, bu denli önemli ve yoğun yatırımların gidişatı ile olumsuz kararların alınamayacağını, Toplumun mutlaka tepki göstereceğini söylemiş ve yersiz bir korku içinde olduğunu hatırlatmıştım. Bugün tek tek dedikleri çıkıyor…Sorunun duyarsız bir toplumdan değil daha çok dürdütlmediği için her adımıyla deli cesareti sergileyen Eğitim Sistemi ve argümanları olduğunu düşünüyorum. Arkadaşımın karamsar fikirlerine o zamanlarda karşı çıkmamın sebebi İdeal olanı düşünen yetkililerin olduğu konusundaki kanatimdi. Şu an ise yeni mezun olacak BOTEliler, Bilişim Teknolojisi Öğretmenliğini icra etmeye hak kazanan yığınla eğitimci ne yapacak onu düşünüyorum.

Elbette bazı sorunların çözümü bireysel bazıları ise küresel-kitlesel olmak zorunda. “Topyekün hareketlensek de çözüm üretsek…” diye yana yakıla sağa sola iletiler gönderirken halinden memnun olan ve bununla da yetinmeyen Bilişimciler yok mu ? var. “İdareye söyledim benden bütün dersleri alsınlar diye. Almadı adam” diyen Eğitimci Müsvetteleriyle aynı zümreyi paylaşmak zorundayım(!) Yıllar önce daha biz göreve gelmeden önce boş boş yatan ya da İdarenin verdiği asli olmayan her görevi yaptığı için bugün mevzuat noktasında bizi zor durumda bırakan eğitimciler de yok değil. Şimdi geçmişin kalıntılarını temizlemeye çalışıyor ve İnsanlar üzerinde olşmuş olumsuz intibâları yıkmak için çabalıyor hem de kendi geleceğimiz için çok farklı platformlar dahilinde mücadele etmeye çalışıyoruz. Bugün olumszu üşünceler içinde Bakanlığın uygulamalarını eleştirsek de meslektaşlarımızın zamanında yaptıklarının hesabını da biz veriyoruz.

Memurlar.Net, “Biz 5 kişiyiz, birbirimizi biliriz!” dediğimiz Saygın ve Seviyeli bir ortamdı. Eğitim sorunlarının, BT Sınıfında yapılabilecek keyfe keder güzelliklerinin,uygulamaların artık paylaşılmamasından sonra teker teker dökülmeye başladık. Ancak Kişisel Bloglarımızda ya da diğer forumlarda arkadaşlarımız paylaşımlarına devam etti.  Birçok Bilişim ortamının değişmez kurallarından birisi olan Bilgisayar sorunlarını çözdürmek için site site uzman arayan araya kaymış newbie kullanıcıları saymazsak çoğu Bilişim Teknolojisi Öğretmeninin yakından takip ettiği bir ortam var; Bilgisayar Bilişim Forumları(bilgisayarbilisim.net). Çözümünü de dokümanını da kendisi üretmeye çalışan birisi olarak artık forum ortamlarından uzak duran ben, zaman zaman Gündemde ne var diyerekten uzaktan izlemeyi tercih ediyor, yazmıyorum. Bilgisayar Bilişim, öğretmenlerden oluşan üyeleri dışında benim de çalışmalarıyla taktir ettiğim oluşumları ve şahısları da ağırlıyor. Niyazi SARAL’ da bunlardan birisi. İlk kez onun duyurusuyla tanıştığım XING ağı sayesinde ufak tefek iş teklifleri geldiği de oluyor; Tasarım işleri…Bunun dışında Bilişim konusunda paylaştığı fikirler, Materyaller, öngörülerle sayısız kişiye ışık tuttuğu ve Motive ettiği düşüncesindeyim. Keşke birkaç tane daha Niyazi SARAL, EĞİTEK’in başında olsaydı. Ama işin kaynağında olması gereken bu gibi insanlardan hiç yok…Zaten tüm Devlet Kurumlarında böyle değil mi? Çok yapmış olmakla Nitelikli ve iyi yapmayı karıştırıyor, Niteliksiz ve alt kademelerde yıllarca çalışmış insanları getireceği farklara bakmadan başüstüne koyuyoruz. Neyse…

Bilgisayar Bilişim son durumlardaki sıkıntılarımızı tabiatıyla dillendiren bir grup olarak çözüm aramayı da ihmal etmemiş. Süreci başından bu yana takip etmeye çalışıyorum. Sağa sola atılan mail konularına girmiyorum :) Diğer hususlardan bahsedeceğim. Bu yıl yapılacak olan CEBIT’de Interexpo Salonu 9 Ekim günü Bilgisayar Bilişim Forumu Üye ve Yöneticilerinin düzenleyeceği Bir Çalıştay ile şenlenecek inşallah. Öncelikle hepimiz için olumlu sonuçlar getirmesini temenni ediyorum. Oturumların içeriğini üyeleriyle ve Eğitek’den yetkililerle beraber oluşturan BBNet, hem sorunlarımızı sadece Bilişime gönül vermiş insanların olacağı bu büyük Organizasyona taşıyacak hem de Bilişim ile ilgili farklı uygulamaları katılımcılarla paylaşacak. Son takip ettiğimde katılımcı sayısı 700 kişi idi. Ben işlerim nedeniyle katılamayacağım ancak dolu dolu geçecek bir gün sonunda umarım yetkililer de hem düşündüklerini paylaşır hem de bu işi icra eden kişilerin görüşleriyle planlamalarında düzenlemelere giderler…

Bizim de yine 2-3 arkadaş dokunacağımız son bir mevzu kaldı.
O da inşallah CEBİT’in tuzu biberi olsun :)
Güzel günler görmek dileğiyle…

Yazar Hakkında

teferruat.org

View all posts

Yorumlar

  1. “Keşke birkaç tane daha Niyazi SARAL, EĞİTEK’in başında olsaydı.” Ne güzel bir dilek:) Sonuna kadar destekliyorum.
    Ben de bireysel olarak CEBIT ziyaretçisi olacağım inşallah, ama kendi giriş biletimi kendim alacağım. Geçen yıl hep beraber gidelim düşüncesi yüzünden kendimi de heba etmiştim. Bu sene özgürce “free” olarak gidiyorum.
    Hocam yazılara devam, biz okumuş insanlarız, salyalar saçarak değil bilimsel yazarak ve üreterek tüm sorunların üstesinden geleceğiz. Biz öğretmeniz. Bizim 1 saatte yapabileceğimiz işleri birçok ortalama insan 1 ayda yapamaz! Bunu iddia ediyorum. Klavyene sağlık…

  2. Bende oradayım.. Hatta forumdaki arkadaşlar ve Niyazi bey ile çalıştay öncesi son bir toplantı için yarın fuara gideceğim.. Faal olarak bu olayın içerisindeyim ve elimden gelen şeyleri doğru şekilde anlatmaya ve icra etmeye çalışacağım.. Keşke gelebilseydiniz. sizin bu konuda ki fikirleriniz önemli ve farklı bakış açılarına sahip.. İyi çalışmalar..

  3. @olcaybuyukcapar
    Bunca yıldır öğretmeniz. Eğri oturup doğru konuşalım. Eğitimin özü olmayan ancak yan ürünleri için Eğitek’den gelen Dizi oyuncuları gibi parlak çocukları da gördük ve ağırladık, kendisine düşman bir Öğretmen nesli oluşturan yetkilileri de. Bilişim konusunda iyi yetişmiş çocuklar bu alanda istihdam demek de aynı zaman da. Keşke Niyazi SARAL’ın görebildiklerini bu tepemizdekiler de görebilseler. Hiç mi kimse istemiyor bu toplumda iyi yetişmiş bireylerin olmasını anlamıyorum. Bana iyi yetişmiş insanlar lazım olsaydı Meslek Liselerinin tepesine çökerdim. Sanırım abimiz bunun gereğini yapmak istiyor.

    Şu aralar yine ünivesiteden bir arkadaşım bir Proje için Ankara’da. Tekno Kadın projesi. Eğitek’den yetkililer var ve maalesef durumlar hiç de iç açıcı değil :/ Bugün yine görüşüp sana telefon ile döneceğim hocam. Yazıda da belirttiğim üzere bizden öncekilerin yaptığı ve yapmadıklarının, mevcut sistemde tepemizdekilere anlatamadıklarmızın da cezasını biz çekiyoruz. Dersi seçtirmeyen veliden de biz sorumluyuz,BDE yapmayan öğretmenden de…Bunlar benim görüşlerim değil tabi ki üsttekilerin.Neyse bayağı bi dolmuş durumdayım bu konuda…

    İnsaf diyorum artık.

  4. @BesST
    Gelmeyi çok isterdim sevgili hocam. Burada kalmam gerekti maalesef. Ama orada söyleyecek bir sözüm olsaydı hepsinden öte “MESLEKTAŞLARIMIN DOĞRU BİR YÖNTEMLE ve MUTLAKA AĞLAMASINI” İSTERDİM. Biz ağlamak için gözyaşı dökmüyor başkasının sırtını sıvazlıyor ve bitsin çilem diye yakınıyoruz. Elbette bunu kimse samimi görmez. Bakanlıktan mı Meslektaşlarımdan mı şikayetçiyim, bunun ayrımını inanın şu an yapamıyorum…

    İhtiyaç anında Destek olursanız çok mutlu olacağız hocam, az kaldı inşallah.

  5. Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri bölümünden mezun olarak Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde çalışan, gecesini de gündüze katarak (“bazen 24 saat yetmiyor be hocam!” diyerek) çalışan binlerce Bilişim Teknolojileri Öğretmeni bunları hak etmiyor. Zamanında YÖK ile MEB arasındaki muhteşem işbirliği ile açılan BÖTE bölümleri meyvelerini verdi/veriyor/verecek. Ama, o muhteleşem işbirliğinin son adımı olan ADIM hala atılamadı. BÖTE mezunu öğretmenler hala gerçek misyonlarını yerine getirebilmek için diğer tüm angaryalara katlanmak zorunda kalıyorlar. BDE etkinlikleri yapabilmek, BT Sınıfına diğer öğretmenleri ve öğrencilerini çekebilmek adına, öğretmen arkadaşlarının sunumlarını dahi hazırlamaya hazırız/hazırlar/hazır!
    Dersliklerdeki projeksiyon+bilgisayar oluşumu TEK YÖNLÜ öğrenme-öğretme etkinliğidir! Oysa bakanlık yapılandırmacı yaklaşımı oturtmak için müfredatı tümden değiştirmedi mi! Öğrenci kendi öğrenme hızında öğrensin demedi mi!
    Bunu anlatmak için bilim adamı olmaya gerek yok, aklı selim her öğretmen bunu anlayabilmeli, bakanlığımız da elbette.

  6. hocam bende BÖTE mezunuyum şuanda da ilköğretimde 3 saat dersim olduğu için zorunlu formatörlük yapıyorum burda beni kimse öğretmen olarak görmüyor ki bunu da geçtim diğer öğretmenler hiçbir şey yapmadan yatarak geçirdiğimizi düşünüyor. teknik eleman gibi muamele görüyorum herşeyi geçtim öğrenciler bile öğretmen olduğumuzun farkında değil. ben Anadolu Üniversitesi mezunuyum bir çok alan dersimi (seçmeli olduğu için) alamadan mezun oldum. birde böyle şeylere maruz kalınca tamamen soğudum artık. tekrar sınava girip başka bölüm okumayı düşünüyorum sorunlarımız hallolucak gibi görünmüyor bana

  7. Öğrencilerimle yaşadığım sıkıntılardan birisi bazen bir uygulamayı yapmalarını istediğimde yapacaklarını bilmelerine rağmen özgüven eksikliği yüzünden önce yanlarındaki arkadaşlarını göz ucuyla izlemeleri,kopya çekmeleri :) sonra yapmaya da çalışmaları; bazı öğrencilerimde bu davranışı bir türlü kaldıramadım.

    Sorunlarımız hallolacak sevgili hocam:

    * Bu sorunlar Bilişim Eğitimcileri için katlanılamaz bir boyut aldığında
    * Çaba göstermek için başkalarını bekleyemeyecekleri bir ızdıraba dönüştüğünde yetkililerin de kayıtsız kalamayacağı bir tepki vermek zorunda kalacaklar. Ama o ana kadar çekilen çile öğretmenimizin yanına kar kalacak.

    Ama pasif öğretmenlerimizin yatış modundaki rahatlığı bizim gibi soruna çözüm getirilmesi için didinen eğitimcilerin de motivasyonunu ister istemez etkileyecek. Bilişim eğitimcileri bu eziyete bir süre katlanmak istiyorsa bırakalım katlansınlar.

    Aramızda çözüm için didinen inatçı bazı gruplar var :)
    Ama karınca misali elinden birşeyler gelen ÖZGÜVEN EKSİĞİ BULUNAN kardeşlerimiz de var. Keşke tez elden yıksalar ya tabularını !

    Görelim mevlâ neyler…

  8. hocam ben sınava girmeye karar verdim sorunlar hallolana kadar ben okulu bitirmiş olurum heralde:)