Okul sitesi tüm Bilgisayar Öğretmenlerinin ya da Formatörlerin karşılaşmak zorunda olduğu bir gerçek. Üniversite sıralarında az çok web programlama dilleri için eğitim alıyorsunuz ancak ziyaretçi defterleri için yazdığınız 3-5 satır kod, koca okulun sitesini yaparken kafi gelmiyor. Çünkü okul sitesi yapılan etkinliklere göre hem içeriği güncel tutulabilecek bir site olmalı hem de barındıracağı büyük bir içerik nedeniyle Kişisel siteden çok Portal yeteneklerine sahip olmalı. Menüler, Bölümler, Formlar,… barındırmalı.

Bu yazıyı yazıyorum; çünkü üniversiteden bazı arkadaşlarım sistemin Joomla ile yapıldığını, bir arkadaşım da benim yapdığımı düşünmüştü; teveccühünüz efendim :) Ancak böyle siteleri çıkarmak maalesef zaman istiyor. Hem kendisi hem de backend kısmı(ona da CMS diyelim) oldukça çetrefilli. İletişim formlarından da birkaç soru gelince artık HTML ile site yapmanın bir mantığı kalmadığını anlatayım dedim…

Milli Eğitim Bakanlığının Site Şablonlarını yayınlamasından önce her birimiz kendi çapımızda bir HTML site tasarlamak peşindeydik. İşte benim okulum için; aslında ilk görev yerim için hazırladığım HTML tabanlı Web Sitesi:

O zmanlar grafik konusunda ham olduğumuzdan; Mevlananın dediği gibi henüz pişmediğimizden, görsel olarak tarzanca görünebilir. Aslında bu sisteme bir de forum entegre etmiştim binbir zahmetle ama eklemek için görselini bulamadım. Neyse… Sitenin HTML altyapısında olması demek içeriğinin her güncelleme zamanı yaklaştığında ellerinizden öpmesi demek :) Bu az sonraki dersinize çıkarken de olabilir evinizde geçirdiğiniz boş bir günde de. Çünkü bu içerik yönetimini yapabilecek tek kişi eğer okulunuzda yedeğiniz yoksa siz oluyorsunuz. Hoş bugün şikayetçi olduğumuz konulardan birisi de Formatör için Site yapma görevinin laf arasında belirtilmiş olsa da Bilgisayar Öğretmeni için belirtilmemiş olması. Ha… hiçbir bilgisayar öğretmeni de “Ben yapamam” dememiştir, o da ayrı mesele…

HTML ile işe koyulduğunuzda öncelikle Ziyaretçi Defteri, İletişim Formları,Multimedya içeriğin HTML kodları arasına gömülmesi gibi İnteraktif uygulamalarda sorun yaşamaya başlarsınız. Tam bu noktada helvasını yediğimiz CGI/PERL ile birlikte ASP,PHP gibi diller devreye giriyor. İşte bu konulara biraz daha değinerek hazırladığım İnteraktif ama yine HTML olan 2.sitemiz de bu:

Bunun bir önekinden farkı görsel oalrak biraz daha doyurucu olması, hala her güncelleme için bana ihtiyaç olması ve İletişim formları için PERL gibi eski bir dili kullanmış olmam. Sitenizde interaktiviteyi sağladığınızda “tam aradığımı buldum, bu site uzun bir süre götürür artık” dersiniz ki sizin dışınızda siteye içerik eklemek isteyen her kişi yine size ulaşmak zorundadır ve Bayram, Kutlama, Haber, Güncelleme derken bir de bakarsınız ki bu iş böyle olmayacak; içeriği eklemenin daha kolay bir yolunu aramaya başlarsınız. İşte İçerik Yönetim Sistemleriyle ozaman tanışırsınız.

İçerik Yönetim Sistemleri yani Content Management System(kısaca CMS) sadece bir sitenin arkaplanını,içeriğini oluşturmaktan tutun da içerikle birlikte bir tasarımla yayın yapmanıza da imkan verebiliyorlar. Ancak CMS için nasıl bir Kod yazarı olmanız gerektiğini açıklamak gerekse sanırım Lamer’den hallice demek doğru olurdu. Çünkü kendi CMS’nizi yazıyorsanız SQL Injection denemeleri için sitenizi sağlam ve açığı olmayan bir yapıya kavuşturmanız şart; veritabanınız yolgeçen hanına dönebilir. Bunun için de Ferruh Mavituna’nın yazdığı yazılımla ya da benzerleriyle sitenizi test edebilirsiniz. Ve yine kendi kendinize bir CMS yazabiliyorsanız zaten açık bırakabileceğiniz kapıların farkına varacak kadar bu işte pişmişsinizdir. Ama el elden üstündür diyerek yine de göremeyebilecekleriniz için bu tür açık tarama yazılımlarından faydalanmanızı tavsiye ederim. Çünkü İçerik Yönetim Sistemlerinin Ekleme, Güncelleme ekranları hacking denemelerini sitenizde yapmak isteyen kişilerin ilk uğrayacağı sayfalardır. Çok kullanılan bir sistemi sitenize entegre ederek bu açık sorunlarından da kurtulabilirsiniz. Ve işte tarzanca bir CMS’si olan eski okul sitemiz:

 

Sadece sistemin ayarlarını ve Sitedeki sabit değerleri(Linkler,Renkler,Tarihler,…gibi) güncellemek  için kullandığım önceki sitelerimizden birisiydi bu. Biraz görsel, biraz Flash ve AS2, CMS’nin C’si ile biraz kendimizi ve sitemizi adam ettik diyebiliriz artık :) Lakin yine herşey bizim elimize bakıyor… :) Sistemin ayarlarını yapıyoruz da öğretmen istemez mi kendi branşıyla ilgili bir gelişmeyi kendisi girsin ? İşte o zaman da devreye bugün bizzim farklı öğrenme modelleri için de kullandığımız ama daha çok blog yazmakta kullandığımız scriptler(gençler öyle diyor) devreye giriyor. Açıkçası ben bu yazılımları kullanmaya geçmekte bayağı bir tereddüt yaşadım. CMS’den site olur mu? Menüleri, kategorileri nasıl ayarlarız? alerilri nasıl oluştururuz? Bizden başkası kullanabilir mi? gibi tbir sürü soru ile cebelleştim. Çünkü bugüne kadar hiç başkasının ürettiği bir web yazılımını kullanmadım. Özelleştirebilme yeterince mümkün müdür diye kendi kendime sorarken kendi sistemini yazanları da gördük. Evet, WordPress, Joomla,…gibi sistemler OpenSource olduğundan kendiniz düzenleyip,fonksiyonlar ekleyip  farklı bir sürüm gibi tamamen ruh halinizi yansıtan özgün bir yazılıma dönüştürebiliyorsunuz. Tabi ki önceden gelen fonksiyonlara bağlı kalarak. Çünkü bunlar sistemin çatısını oluşturuyor.

Yazı biraz manifestoya dönüştü ama bir gelişim sürecini de yansıttı sanırım.

Bunlar içinde tasarlamaktan en fazla zevk aldığım siteler tabi ki Flash tabanlı olanlardı ancak hangisi ile kafam rahat diye düşündüğümde öğrencilerimin dahi bilgi girebileceği WordPress sistemi dersem sanırım doğru olur. Eklentiler ve bu eklentilerin güncellemeleri, Güvenlik güncellemeleri,…sisteminizin istemeden de olsa yeni yetenekler kazanmasına önayak oluyor. Elbette “Öğretmeniz,…kendi sitemizi kendimiz yapsak daha iyi olmaz mı?” gibi bir soru oluşabilir ama ona vakti olmayanlar bir de :) Şu günlerde okuldaki Bilişim Eğitimi için önemimizi idrak edemeyenler olsa da bir okul sitesi, Bilişim Öğretmenini yemeden içmeden kesecek bir yoğunluğa boğmamalıdır. Kağıt üzerinde Web Komisyonu bir ekip çalışması olsa da henüz işin ucundan tutan bir ekip görmedim ben. Bu bağlamda Ekip çalışması gibi yoğun bir içeriği kullanılabilirliği basit bir sitemde vermek istersek WordPress en uygunudur diyebilirim. -BİTTİ :)-