Sevgili ziyaretçi,

Eğer ki ara sıra teferruat.org’a uğrayıp kulak verenleden biriysen uzun bir süredir “Ne oldu bu adama?” dediğin olmuştur ki bu başlığın sebebi de o. İnşallah bir süredir yaşadığımız yoğunluk ve sonrasında gelen Motivasyon eksikliği nedeniyle boş kalan bu sayfaları eski hızıyla güncellemeye çalışacağım. Yazamadığım uzun süre boyunca yaşanan birkaç gelişmeyi paylaşmak ve bu haftadan itibaren rutin yazılarıma devam etmek istiyorum. Bu arada söylemeden edemeyeceğim; sürekli olarak takip ettiğim Yakup GÖVLER ve Olcay BÜYÜKÇAPAR hocamızın blogunda da tıkırtı yok. Belki de bu susunluk Türk Blogları arasında bulaşıcıdır. Umarım en kısa sürede yazılarına devam ederler…

 

BTK’nın icraatleri Seçim propagandalarını solladı !

Öncelikle Türkiye’de blog yazan insanların bu meşgaleye devam edebilmesi için sanırım BTK’dan yazılı izin alması gerekecek, zira kelime bazlı sansürlerem yoluna gidecek olan BTK bu zihniyetle devam ederse site adlarında(domainlerde) sakıncalı kelime barındıran yayınları yasaklama işini abartıp site içeriklerine de müdahale edecek ve biz de tabi ki dolaylı yoldan susturulmuş olacağız. Ha unutmadan diyorlar ki yasaklanmış bir siteye girmek de suç sayılacak; vallahi girmeyin kardeşim, b.k yoluna gidersiniz sonra  karışmam. Hem sizi tanımam etmem de :)

 

Yeni Proce :)

Ağustos ayında başladığım Toplumsal bir Projeyi, birkaç arkadaşımın da desteğiyle 3 aylık bir süreçte nihayete erdirdim. Aslında işin Web kısmı uzun sürmedi ancak görüşlerine başvurmak zorunda kaldığım noktalarda zorlandım ve birlikte yaptığımız teatiler ile birlikte bu zorluğu da aştık. Başlangıcı Kasım ayını buldu ve anamdan emdiğimin burnumdan geldiği başka bir dönem hatırlamam,bilmem,… Hayatımın en düzensiz dönemlerinden birinde; üniversite yıllarında bile gece ile gündüzün yerini değiştirdiğim bir dönem olmamıştı. Bu projeyi bitirebilmek için motivasyonumun en iyi olduğu, dikkatimi en fazla toplayabildiğim ve en fazla üretken olduğum saatlerde; gece saatlerinde çalışabilmek için, iftar sonrasında uyumuyor, saat 10:00 sularında yatıyor ve akşam 17:00 sularında da kalkıyordum. Allah tuttuğumuz oruçları makbul kılsın diyeceğim ama…Neyse bu proje Kasım ayından sonra kendi kendine yürür oldu ve destek veren başka arkadaş ve gruplarla tanışmamıza,Bilişim alanıyla ilgili onlarca sorun yaşayan insandan yalnızca bir-iki tanesi olmadığımızı anlamamıza da vesile oldu. Hala projenin ismini vermediğimi farketmişsinizdir; Devlet Memuru olmak işte böyle birşey :)

Peki proje sonlandı mı? Hayır! Vicdanları eğitmek yerine tüm insanlığı, vicdanını terbiye edemeyen eblehler sürüsü yerine koymak gibi davranışlar son bulmadığı sürece bizimle ilgili; Bilişim alanıyla ilgili olumsuzluklar da devam edecek. Ve bu sorunlar yüzünden 19 Mayıs bizim için tatil değil, çözüm arayışları için başka bir mesai demek. Proje sorun yaşanan noktalara değinmeye devam ediyor…

 

Siz bu satırları okurken…

Kendimi tanıtmak için kullandığım Kişisel Sitem roviss.com’un Hakkında kısmında “Siz bu satırları okurken :)İsmail büyük bir ihtimalle yeni fikirleri uygulamaya geçiriyor ve hayattaki tek eksiğini arıyor olacak” yazıyor. Bu kısımda büyük bir değişiklik var işte; şairin de dediği gibi “…gittikçe artıyor yanlızlığımız” Sap misali devam etmekteyiz yani :) Ama evlat sahibi olmaya eşdeğer bir sevinç olmasa da bugünlerde ikinci yeğenimin de dünyamıza buyurmasıyla şenlendi evlerimiz. Önceki yeğenimin adını bile unuttum desem yeridir…

 

İçimde kalan bir Hobi: “Fotoğraf”

Bilgisayar karşısına oturduğumda yapmaktan en fazla haz duyduğum şeylerden birisi çekilmiş fotoğraflarda oynama yapmak(Dijital Manipülasyon) ve fotoğraflarda eksik olan şeylere mersiye düzmek olmuştur. Grafiklerle oynamak zorunda kalan birisi olarak her zaman başkalarının fotoğraflarına tamah etmek ve edeb gereğince o fotoğrafı çeken kişiden izin istemek zorunda kalıyorsunuz ve bu izin isteme süreci bile bazen haftalar sürebiliyor. Artık bu çileye dayanamayarak yaklaşık 8-10 yıl önce almaya niyetlendiğim ilk profesyonel makineme ve ekipmanlarıma 2 ay kadar önce kavuştum. Artık resmi bir Canon ve Manfrotto kullanıcısıyım ve Kanatsız 2 meleği rahatlıklıkla aynı kadraja sığdırabiliyorum :)

Şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Fotoğraf çekimi için gerekli ekipmanlarımın siparişlerini verdiğim gün Japonya’nın depremle sarsıldığı haftaydı ve Canon, Nikon gibi sektör lideri tüm firmaların tesislerinde büyük zarar olmasına rağmen ürünlerim elime bir hafta içinde ukaştı. Böyle bir felakete rağmen fabrikaların karınca gibi çalışması beni gerçekten çok etkiledi.


Tripod: Manfrotto 055XPROB Tripod(Bacak) ve 498RC2 Ball Head(Kafa)


Canon Eos 550D Body(Gövde) + 18-135mm 3.5-5.6 EF-S Lens with İmage Stabilizer


Bunlar da meleklerim :) (Önden arkaya Nisa ve Melisa)


ve kahrımı çeken üçü bir arada: Bardağım,Telefonum ve Monitörüm…
Elbette bu fotoğrafların sanatsal bir değeri yok ancak Fotoğrafçılıkta kullanılan tekniklerden birisi olan Alan Derinliği(A-Dep)’ni oluşturmaya çalıştığım fotoğraflar bunlar ve gördüğünüz üzere sonuçlar pek de fena değil.(Alan Derinliği: Dikkat çekmek istenilen obje ile dışında kalan nesnelerin birbirinden NETLİK kullanılarak ayrılması)

 

Bilişimde Gelecek Var mı ?

Bilişim Teknolojisi Öğretmenleri’nin başına gelenler bu ülkede hiçbir zümrenin başına gelmemiştir herhalde. Ülkemizin adının geçtiği yerlerde Soykırım kelimesi nasıl ki bizleri incitiyorsa devlet büyüklerimizin de bizler için yaptıkları o derecede can yakıyor. Bu olumsuzluklara artık dur demek isteyen bir grup, Bilişimde Gelecek Var adı altında İmza Kampanyasıyla başlayan bir hareketin içine girdiler. Şu an 7000’den fazla imzanın bulunduğu bir uzun bir İmza ve Tepki Listesi mevcut. Son olarak ülkemizde yaşanan Sansür ayıbı da Bilişim Eğitimi almış insanların Vicdanlarıyla sınırlı kalması, burun sokulmaması gereken bir kavram olduğundan tepkilerini yayınladıkları görseller ve sansürledikleri logolarıyla da göstermeye çalıştılar.

Bu hareketin amacı kısaca değinmemiz gerekirse Bilişim Eğitimi konusunda bir farkındalığı Topluma kazandırmak .  Bilinçli Velilerimiz olduğu kadar çocuğunu ilk gün okula yazdırdıktan sonra bir daha uğramayan velilerimiz misali, Toplumun büyük bir kesimi çocukların Bilişim Eğitimini nerede ne zaman aldığını sanırım merak etmiyordur. Çünkü bu Eğitimin, Fomal Eğitimin yerinin okullar olması gerektiğini bilmiş olsalar ders saatlerinin azaltılmasına bizlerden çok onlar tepki vermiş olacaklar. Bu nedenledir ki kendi arasında dahi bir birlik oluşturamayan Bilişim Eğitimcilerinden çok onların tepki vermesini beklemeyemiyor ve desteklerini göremiyoruz. İmza Kampanyası ile başladıkları bu hareket kapsamında gerekli mercilere Rakamlarla ve Somut uygulamalarla ulaşmaya çalışıyorlar. Umarım başarılı olurlar…

NOT: Bu arada sağolsunlar Bilişim Eğitimi konusunda ülkemizde gelinen süreci eleştirmeye yönelik yazılarımızdan bazılarını Site içinde yayınladılar.

Bu Hareket ile ilgili bazı adresler vermek gerekirse

Resmi Web Sitesi: http://www.bilisimdegelecekvar.org
Facebook Grubu: http://www.facebook.com/pages/Bili%C5%9Fimde-Gelecek-Var/103992203006966
Twitter Adresi: http://www.twitter.com/#!/btciler