Hizmet kitlesinin ağabeyi Ali hocanın bir sözü vardı. Tam bu yazıya uygun olduğunu düşünüyorum şimdi: Kafanda beş bin planla gömerler adamı!

Bugünü yarına bırakmamanın gereğiyle ilgili bir sohbette söylemişti bu sözü. Öğretim yılının başında BT Sınıfım için planladığım çok şey vardı. Sorun çıkarmayan bir sınıfı; özellikle onlarca bilişim ekipmanından oluşan stabil bir sistemi oturttuğunuzda elbette eğitim için diğer materyalleri de yaratmaya, üretmeye vaktiniz oluyor. Benim bu yıl ilk planladığım şey Sınıfımın renginideğiştirmekti. Bir Hastane ziyareti sırasında koltukta gördüğüm uyumlu 2 renk, bir haftalık karar verme sürecimi hızlandırmıştı. Sonrasında yenilenen panolar, boyanan duvarlar, uyarı levhaları, sınıf yazılımları derken kendi tasarlayacağım panolara sıra gelmişti ki… yüzbinler olarak mutlu bir haber aldık: Milli Eğitim Bakanımız değişti !

Eski Bakanımız döneminde bizleri sevindiren en büyük gelişme sanırım BT Sınıflarının Projelendirilmesi olmuştur. BOTE misyonuna göre okullarda görev yapamasak da en azından derslerde olabildiğince bilinç aşılamaya çalıştık. O da artık 1 saatlik bir ders ve dersi ders olarak görmeyen öğrencilerle ne kadar mümkün oldu,…tartışılır. Milli Eğitim camiası BT Öğretmenleriyle ve sorunlarıyla yatıp kalkmıyordu; Bilişim kullanımının hafife indirgenmesi ve bu alandaki Eğitimin de Eğitim Kurumu çalışanları tarafından önemsenmemesi farklı sorunları gündeme getiriyordu ama bunlar hiçbir zaman bu branşın öğretmeninin görev yapmasını bütünüyle engellemiyor, tabir-i caizse mesai mefhumunu ortadan kaldırmıyordu. İş saatlerinin çoğunluğunu sınıflarda öğrencilere rehberlik yapmakla, diğer derslerin Bilgisayar desteğiyle işlenmesi için destek sağlamakla ve okulun Bilişim Sistemi sorunlarıyla geçiren öğretmenler artık girebilecek bir sınıf dahi bulamayacak…

Önden gelen haberler her ne kadar yetkililer tarafından “Gündeme geldi, ileride düşünülebilir, öyle birşey sözkonusu değil…” nevinden inkar edilen ve sonradan kokusu çıkan yenilikler olsa da ateş olmayan yerden duman çıkmaz diye bir sözü de unutmamak lazım. BT Sınıflarının kapatılacağına dair Çalıştay haberlerini yaklaşık 1 haftadır okuyoruz. Hakettiğimiz bir statüye ulaşacağımıza dair inancım gittikçe azalıyor. Minik iyileştirmeler demiyorum, çünkü belli bir zümreye kepçe ile veren zihniyetin minik yenilikleri zannediyorum ki Eğitim camiasında derdi, boyunu aşan biz Bilişim Teknolojileri Öğretmenlerini artık tatmin etmeyecektir.

Bilişim Eğitimcilerinin özlük haklarında ya da okullardaki misyonlarında iyileştirmeler ya da ideal yaklaşımlar gelişebilir; bu konuda umutluyum. Ancak Bakanlığın FATİH Projesi arefesinde yayılan duyumlarla BT Sınıflarının kapatılacağını zanneden embesil idarecilerin BT Sınıflarını dağıtma telaşına girişleri maalesef ivme kazandı. Sınıfların dağıtılmaması konsunda Bakanlık uyarıda bulunmuş olmasına rağmen dağıtılan sınıflar için Yerel Yönetim ya da Bakanlık düzeyinde ilgili idarecilere bir yaptırım uygulanmaması elbette yetkililerin bir planı olmadığını doğruluyor diyebilirim. BT Sınıfları konusunda Çalıştaylardan haber sitelerine düşen notlar gerçekleşmeyecek olsa bile projelendirilmiş ama kurulumu tamamlanmamış sınıflar varken, kapatılan bu sınıfların da tekrar açılmasını beklemek hayal kurmak olur. Bu nedenle gelecek iki yıl içerisinde; Özellikle FATİH Projesi dahilinde Tablet, Akıllı Tahta, Doküman Kamera,… söylemlerinin tavan yapacağı bir dönemde  BT Sınıflarının işlerliğini arttıracak herhangi bir yeniliğin hayata geçeceğini zinhar ummuyorum.

Gelelim yazının sebebine…

Yapmaktan hoşlandığım şeylerden birisini yaparken; kendi sınıfım için birkaç pano hazırlarken Bakanlığın müjdesiyle gerçekten iştahım kaçtı. Çocukları daha fazla nasıl hareketlendiririm diye dövünürken, sıradışı her fikri değerlendirmek ve bu fikirleri puanlarıyla birlikte okula açmak iyi olur diye düşünmüştüm. Ne var ki şu an sınıfımın köşesinde boylu boyunca uzanan, öğrenci yararına olacağını düşündüğüm panoları görüyor, yazımın başında da dediğim gibi kafamdaki beş bin planı hatırlıyorum. Aşağıdaki de bunlardan birisi: PUAN AĞACI. Ancak bilinçli öğrencileri yetiştirebilmek ve başarıları fikirleri ödüllendirmek için yeşeren o ağaç şimdi kuruyor…

Dileyelim de yetkililer Bilişim Meselesini bir Dersin ötesinde, Memleket Meselesi olarak gören Eğitimcileri daha fazla küstürmeden bu hatalarından erken dönsünler. Katma değeri sadece Öğrencilerine sağlamaya çalışan Bilişim Eğitimcilerini ve Bilişim Eğitimi konusunu bu kadar hafife indirgemesinler…

NOT: Görsel A3 boyutunda olup buradan indirilebilir