Tweet Babamın anlattığı bir kıssaya göre Sivas caddelerini arşınladığımız 1985′li yıllarda önünden geçtiğimiz bir bahçeden ben ve babamın ahvalini seyreden meraklı bir çift göz yanındakine “Aha bak, bunlar kesin Elazığlı…” diyerek doğru bir çıkarımda bulunmuştur.(Babamın bu komşuyla o günden sonra başlayan dostluğu neticesinde öğrenmekteyiz) Nitekim Elazığlı insanı tesbih olmadan gezmez, gezerken de arkada bağlı elleri arkadan öne gelmez keyfi yerindeyse… Babam [...]
Tweet” İnsanların vita yağı(nı) mumla aradığı, hatta ekmek bulamadığı o harput yıllarına dönme isteğim Zekeriyya BİCAN ağabeyimizin Sekizinci Şehir kitabıyla hasıl olmuştu…bu akşam ise iyice azıttı… ” İnsan, hayatının en güzel ve en rahat geçtiği döneme gitmek ister herhalde. Belki de çok görmek istediği bir sevdiğinin olduğu dakikalara. Ben ise ne olacağıMI bilmediğim bir döneme gitmek isterdim. Bir erik ağacının 47 [...]
Tweet O kadar alışmışım ki artık kalkmıyor sadece “Acaba gelen o mu?” diye bekliyorum… Gelenin birini çok iyi tanıyorum; varlığıyla yüreğimi ısıtan, eksikliğini hissedip de pembeleştikçe yüreğimin en utangaç yanı, sözlüsüne hazırlanamamış bir öğrenci edasıyla baştan ayağa titreyen bu çocuğu yaratan… Diğeri ise binbir sınav vesilesinden sadece bir tanesi: Zelzele diyorlar adına. Sabah ezanı okunmadan sadece 1 [...]
Tweet Çocuk olunmaz artık bu şehirde! Cümle alemde kar kıyametin kendini gösterdiği, tüm köy yollarının kapandığı bir ülkede yaşıyorken dirhem kar düşmeyen bir memlekette tabi ki çocuk olunmaz. Kartopu oynanmaz, Bir el başka bir elle kavuşturularak loş ışıklı bir yolda yürünmez, üşüyen eller kalp sıcağıyla ısıtılmaz, arabaların cam silecekleri kar birikecek endişesiyle geceden kaldırılmaz ve elbette park levhalarının yanlarında [...]